Erciyes'in zirvesinde saklı olan antik bir isim: Argaios'un kutsal hikâyesi!
Bugün Erciyes olarak bildiğimiz bu görkemli zirve, antik çağlarda ''Argaios'' adıyla anılıyordu. Peki, bu isim nereden geliyor, kimler bu dağı kutsal sayıyordu? Binlerce yıl öncesine uzanan bu hikâye, Anadolu'nun tam kalbinde saklı. Detaylar Kayseri Anadolu Haber'de...
Türkiye’nin en yüksek volkanik dağlarından biri olan Erciyes, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, taşıdığı tarihsel kimlikle de dikkat çekiyor. Kayseri’nin 25 kilometre güneyinde yükselen ve 3917 metreye ulaşan bu dev kütle, antik çağlarda bambaşka bir adla anılıyordu: Argaios.
‘‘Argaios’‘ adı, Eski Yunanca kökenli olup, Roma ve Helenistik dönem kaynaklarında sıkça geçiyor. Antik Kapadokya Krallığı döneminde bölgenin kutsal dağı olarak kabul edilen Argaios, yalnızca bir coğrafi yükselti değil; tanrılara yakın olunduğuna inanılan manevi bir merkezdi. Antik haritalarda ve yazıtlarda bu dağ, Kapadokya’nın sembolü olarak yer alıyor. Özellikle Roma İmparatorluğu dönemine ait sikkelerde, Erciyes’in (Argaios) karlı zirvesi, tanrısal bir varlık gibi betimleniyor.
Coğrafi olarak bir stratovolkan olan Erciyes, yaklaşık 2,5 milyon yıl önce başlayan volkanik faaliyetler sonucu oluştu. Günümüzde sönmüş bir volkan olsa da, geçmişte Kapadokya bölgesini şekillendiren başlıca doğal güçlerden biriydi. Erciyes’ten çıkan lav ve tüf tabakaları, Kapadokya’daki peribacalarının ve yer altı şehirlerinin oluşumuna katkı sağladı.
Argaios’un zamanla Erciyes’e dönüşmesi ise dillerin, inançların ve kültürlerin Anadolu'da nasıl iç içe geçtiğinin bir yansıması. Dağın adı zaman içinde yerelleşmiş, halk arasında ‘‘Erciyas’‘ ve sonrasında bugünkü ‘‘Erciyes’‘ şekline evrilmiştir.
Bugün modern kayak tesisleri, yürüyüş rotaları ve yıl boyu süren turizm potansiyeliyle Erciyes, Kayseri’nin ve Türkiye’nin önemli doğal değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.