Orucun ilk günü uyuşuk bir cumartesiden herkese merhaba. Bugün sizlere Hindistan’ın unutulmuş ve en derin acılarını taşıyan kadınlarını anlatmak istiyorum. Hindistan’ın Beyaz Dulları… Dramatik bir yaşam, toplumdan dışlanmış, sevgiye hasret bırakılmış bu kadınların hayatlarına kısa bir yolculuk yapalım.
Dünyada en renkli medeniyet Hindistan’da Beyaz Dullar şehri olarak bilinen Virindavan’da bu renkler ne yazık ki yok. Burada kadınlar dul kaldıktan sonra dışlanıyor ve baskı, şiddete maruz kalıyor. kadınlar, sadece Beyaz elbise giymekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun gözünde adeta birer hayalet haline geliyor. Her şeyden uzak, terk edilmiş hissiyle yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılıyorlar.
Kadınlar bu sığıntılı ve zor hayatlarına rağmen tanrılarının onlara bir eş ve düzenli hayat sunacağına inanıyor. Düşünsenize yeni bir hayat diye yola çıkıyorsunuz ama vardığınız yer sizin hayatınızı daha kötü ediyor. Sefalet içindeki kadınların büyük çoğunluğu şehirde kendilerine ayrılan harabe binada kalıyor. Kadınlar, bir umutla, her gün tanrılarından bekledikleri bu kutsal lütufla yeniden doğacaklarına inanıyorlar. Ama bir yanda gerçeklik, onları her geçen gün daha da karanlık bir yola sürüklüyor.
Bu kadınların eşleri olmadığı dul kaldığı için hayatlarını baskı ve şiddetle matem içinde sürdürürken daha da kötüsü ülkede Sati geleneğinde kadın kocası öldüğünde diri diri yakıldığı… Burada eşin sonsuz yolculuğunun daha kolay geçeceğine inanılıyor.
Dul kadınlar, günlerinin büyük çoğunluğunu Hare Krişna tanrısına ibadet ederek geçiriyor. Kadınlar, tanrıçanın onlara kısmet bulabileceğine inanıyor.
Beyazlar içinde hayatlarındaki bütün karanlığı sırtlanan kadınların yüzü bütün dramı anlatıyor. Kadınlara bu şehirde ne sevgi, ne şefkat ne de merhamet gösteriliyor. Beyaz Dullar burada kısır döngü içerisinde yaşamlarını sürdürüyor.
Belki bir gün, bu kadınlar bembeyaz elbiselerin içinden çıkıp hayatlarında gerçekten bir renk görebilecekler. Ancak o zamana kadar, her biri kendi içindeki direnciyle ve umutlarıyla yaşamaya devam edecek. Ve belki bir gün, aradıkları sevgi ve saygıyı bulacaklar.