Kemal Yavuz

Ramazan Ayı Ve Oruç

Kemal Yavuz

İnsan hürdür, ibadetler bu hürlük içinde yapıldığında değer kazanır. İnsanın eğer içten niyeti yoksa ona oruç tutturamazsınız. Tuttursanız da bir anlam ifade etmez. Kurandaki ifadesiyle siyam ve savm geçen oruç, Allah rızası ve nefis terbiyesi için her türlü yeme, içme ve her türlü cinsellikte boşalmadan, niyete bağlı olarak gün boyu uzak durmaktır. 2/Bakara 183 “Ey iman edenler, sakınıp korunasınız diye oruç, sizden öncekilere farz olarak yazıldığı gibi, size de farz olarak yazılmıştır.” Bu ayette açıklandığına göre, önceki insanlara farz kılındığı gibi şimdiki ve kıyamete kadar yaşayacak insanlara da farz kılınmıştır. Bakara 184 “Sayılı günler de olmak üzere oruç size farz kılındı. Sizden kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler kadar, diğer günlerde orucunu tutar. Hastalık ve ağır işlerde çalışıp oruç tutmaya güçleri yetmeyenler bir fakiri/yoksulu doyuracak kadar fidye verirler. Bununla beraber kim gönüllü olarak fazladan hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.

Eğer bilirseniz güçlüğüne rağmen oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” Allah bu ayette orucunu bozanların gününe gün tutacaklarını açıklamış, kasten oruç bozanların ve halk arasında 61 gün kaza orucu tutması Kuranda yok. Zaten kasten oruç bozanlar ömür boyu oruç tutsalar o günün sevabını alamaz. Allah Hasta olanlara ruhsat vermiştir. Ayetteki yutiküne fiili orucu zorlukla yerine getirenler tutanlar demektir. Orucu zorlukla tutanlar, öyle işler vardır ki, ateşin karsısında çalışılıyor. Eğer çalışan sıklıkla su içmezse böbrekleri iflas edebilir, sağlık burada öne çıkıyor. Allah burada insana ruhsat vermiştir. Herkes kendi çalıştığı işi bilir, zorluğunu ve kolaylığını, ahrette de hesabını kendisi vereceği için kendisi kararını verecektir. Her devri aynı kalıba sokan bir kural doğru değildir, zaman ve şartlara göre düşünülmelidir. Bakara 185 “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuranın indirildiği aydır. Öyleyse sizden ramazan ayına ulaşan oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. 

Allah sizin için kolaylık ister zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz ve şükretmeniz içindir.” Oruçla ilgili olsun, başka ibadetlerle ilgili olsun Allah kolaylaştırırken, kulları zorlaştırıyor. Fidye ve fitreler diyanetin açıkladığı rakamlar en alt kısmı, herkes durumuna göre fazlasını vermelidir. Bakara 187 “Oruç gecesinde kadınları- nıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için birer elbise, sizde onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinizi zora soktuğunuzu bildi. Bu sebeple, Allah sizi bu zorluklardan muaf tuttu ve sizden bu zorlukları kaldırdı. Allahın sizin için meşru olarak verdiğinden yararlanın. Sabah- ın beyaz ipliği/aydınlığı, siyah ipliğinden/karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra akşama kadar orucunuzu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allahın koyduğu sınırlardır. Bu sınırları aşmayın Allah ayetlerini insanlara böylece açıklar ki, korunurlar diye.” Hamileler çocuklarını emzirmek için durumunu kendi ayarlayıp ister tutar, ister tutmaz. Aybaşı olanlar da durumunu kendi bilir, bu günün şartlarında petlerle korunmak daha kolay, ister tutar, ister tutmaz. İğne yaptırmak gerekiyorsa, gıda hükmünde olan iğneler bozar, gıdası olmayan ağrı kesiciler hayati tehlikeden dolayı bozmaz. Allahın verdiği ruhsat ve kolaylıktan yararlanır kimse zorlayamaz.  

                              KADİR   GECESİ   VE   KURANIN   İLK   İNDİĞİ   AY           

Kadir/kıymet, değer, ölçü, hüküm, takdiri ilahide belirlenmiş işlerin veya bu işlere hakim emirlerin belirtildiği ve insanlığın ufkunu açan, doğru yolda/dinde yürümesi için inmeye başladığı Kuran, ramazan ayı içinde kadir gecesinde inmeye başlamıştır. Kuran bu gün insan-lık üzerine doğan en bereketli gündür. İnsanlığı karanlıklardan aydınlığa davet eden Allah Kuranı Resulümüze bu ayda ve ramazan ayının içinde indirmiştir. Helal ve haramın açıklandı-ğı, insanlık için bütün dini ihtiyaçlarını karşılayan adeta bir kütüphanedir. Bu günde inen Kuranı okuyan, dünü öğrenir. Bu gün ise yapacağını öğrenir. Kuranı anlayan, cehaleti değil, ilmi kucaklayan, geriye değil, ileriye gidendir. 97/Kadir 1 “Biz o Kuranı kadir gecesinde indir- dik.” Kadir 2 “Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?” Kadir 3 “Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.” Kadir 4 “O gecede, Rabbinin izniyle melekler, Ruh, Cebrail, her iş için iner durur.” Kadir 5 “O gece, esenlik doludur, ta fecrin, doğuşuna kadar.”  Gece ile, vahyin/Kuranın inmeye başladığı gece kastedilir. Yoksa gece olarak diğer gecelerden farkı olmayan gecedir. Senenin bir gecesini kutsayın anlamında değil. 

O gecede inmeye başlayan, ancak bütün sene ve günleri, hayatı düzene koyan, anlaşılarak okuyup, anladıklarını amele ve sevaba çevirip huzur bulacağımız kılavuzumuz Kurana hürmet ve saygı istenmiştir. Çünkü Kuran sadece birkaç gecede okunacak kitap değil her gün birinci sırada okunması gereken birinci farzdır. İnsanlar, maalesef o gecede inen hayatına yön verecek Kurana değil, uydurdukları ve de Kurana ekleme yaptıkları çeşitli adı ibadet olan, fakat dine ekleme olduğu için şirke götüren işlerle oyalanmaktalar. Her gün birinci sırada farz olan emri okumayıp arkalarına attıkları Kuranı Resulümüz ahrette bizi şikayette bulunacak. 25/Furkan 30 “Resul diyecek ki, Ey Rabbim, kavmim bu Kuranı büsbütün terk etti. Kulak ardı edip hükmü geçmiş yerine koydular.” Kurana gereken değeri vermeyen insanlığı şikayet edecektir. Uydurdukları din dışı ibadetlerle de Allahın, gönderdiği Resulün ve tebliğ ettiği Kuranın önüne geçenleri de uyararak.

49/Hucurat 1 “Ey iman edenler, Allahın, Resulün tebliğ ettiği Kuranın önüne geçmeyin. Allahtan korkun, şüphesiz Allah her şeyi işiten ve bilendir.” Tabi ki Allahın, Resulü Muhammed’in tebliğ ettiği Kuranın önüne uydurdukları din dışı sözleriyle adeta Allaha din öğretmeye de kalkışıyorlar. Allah dinimi tamamladım, dinimde eksiklik yok derken, bazı din uydurucuları ve onlara tabi olanlar. Haşa Allah’ı cahil, unutmuş, aklına gelmemiş, gaflete dalmış durumuna getirip din öğretmeye çalışıyorlar. 49/Hucurat 16 “De ki: Siz dinini ve dininizi Allaha mı öğretiyorsunuz. Halbuki Allah, göklerde olanı da, yerde olanı da bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” Canım ne olur ki, fazladan ibadet yapılıyor. Eğer ibadetler Allahın emrine uygun ve Kuran da varsa değer kazanır.

Uydurmaysa başa bela olan ibadet değil, şirk olur. 6/Enam 115 “ Rabbinin sözü/dini adalet ve doğruluk bakımından tamamlanmıştır. Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. Allah işiten ve bilendir.” Sen öyle diyorsun da çoğunluk var diyor ve yapıyor. Cevabı Allahtan Kuranda veriliyor. 6/Enam 116 “Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni/sizi Allahın doğru yolundan/dininden saptırırlar. Onlar zandan başka şeye tabi olmazlar. Yalandan başka söz de söylemezler.” Vahiy/Kuran insan için ölene kadar okunup anlaşılması gereken herkes için, Allahın farz olan emirdir.      

 

Yazarın Diğer Yazıları